Ancak internetin hayatımıza girişiyle bu insanların nasıl bireyler olduğunu , bırak alt kültürü, bir çoğunun aslında kültür mantarı olduğunu, küfür etmenin yanın da makale tadında yazılar yazabildiklerini görüyoruz. Aralarında beyaz türk kategorisine sokulabilcek adam sayısı bile bir hayli fazla da bu tavrı pek sevmiyorum ben.
Televizyon kanallarının gösterdiğinin aksine bu adamlar hem mangal yürekli olabilirken hem de koç müzesi gezebiliyorlar, hem arkadaşları için hatta pankartları için onlarca kişinin karşısında dik durabilirken hem de efes one love festival de karşınıza çıkabiliyorlar, hem rakibin anasına küfür ederken hem de huzur evlerinde anneanneleri ziyaret ediyorlar.
Aynı insan hem arabesk bir parçadan beste yaparken hem de ismini dahi bilmediğiniz indie pop müzik grubunun konserinde şarkılara eşlik edebiliyor.
Tribün insanları onlar çünkü, rakibe, hakeme, yönetime ona buna karşı çıka çıka, turnikeleri yıka yıka düzene de karşı çıkmayı öğrenmişler. Düzenin onları sokmak istediği şekilde değil kendi çizdikleri yoldalar. Onlar ne başka bir insan gibi görünmek için takımlarını satıyorlar, ne de ben sadece adam döverim kafasında yaşıyorlar. Bu yüzden ne şekillerini değiştiriyorlar ne de farklı şekillerde ki insanları dışlıyorlar. Rol yapılmayan nadir yerlerden biridir bence tribün. Ana bacı söven, bazen elinde sopayla sokakta rakip kovalayan bu yüzden alt kültür damgası yapıştırılan o insanlar önünüze okudukları kitapları bir dökseler mesela yol olur zulümpiyat stadına.
Ha bazıları hakikaten adam değil mi? Değil. Ama hangi ilim yuvasında sadece düzgün insanlar var ki tribünde olsun?
Genel olarak insanların bir kalıbın içerisine sokulmasına kıl olan bir insan olarak , çok rahatsız oluyordum zamanında bu tür yaklaşımlardan. Onlar stadda ibrahim tatlıses'in bi parçasını Fenerbahçe'ye uyarlayabiliyorken akşam da blues dinleyebiliyor , hem pankart boyarken hem de salvador dali sergisi gezebiliyorlar. Kısacası onlar başkalarının çizdiği yolda değil kendi açtıkları yolda yaşıyor ve yaşanabileceğini de gösteriyor.
Başlığa gelince, kartal da akücü bir arkadaşımın frenci komşusuna taktığımız isim bu, frenci olduğu için sadece arabesk dinlerim , kitap okumam kafasında olmayan bir abimiz. Ona da selam olsun buradan, okur mu okur :)
İnsanları bir kalıba sokmayın hiç ummadığınız insanlar sizi çokça yanıltabilir. Ve tribün çocukları iyidir.

0 yorum:
Yorum Gönder